Bu yazı İngilizce orijinalinden çevrildi.
Görüşler
Yapay zekâ ve kriptonun geleceği nasıl olabilir?
Toni Lukic5 dk okuma

Yapay zekâ ile blokzincir teknolojisinin kesiştiği noktada, merkeziyetsiz ve her zamankinden daha zeki yeni bir uygulama kuşağının doğma potansiyeli var. İlginin arttığını şimdiden görebiliyoruz: AI x Crypto şirketlerinde yeni yatırım turlarının ve ortaklık duyurularının olmadığı tek bir gün bile geçmiyor.
Bu yazıda, köklü değişimler yaratan bu iki teknolojinin simbiyozunun geleceğe neler getireceğine yakından bakacağız.
Ünlü fütürist Ray Kurzweil'in bir zamanlar söylediği gibi: “Gelecek bir varış noktası değil, bir yöndür.”
Yapay zekâ ve kriptonun birleşimi
Yapay zekâ ve kripto üzerinde çalışan, bu teknolojileri her biri kendine özgü bir yolla bir araya getiren yenilikçi projeler şimdiden var. Örneğin GenLayer, yeni merkeziyetsiz uygulamaları mümkün kılmak için internetin tüm zekâsından yararlanan yapay zekâ destekli bir blokzincir geliştiriyor.

SingularityNET merkeziyetsiz bir yapay zekâ hizmetleri pazaryeri kuruyor; Ocean Protocol ise yapay zekâ eğitimi için merkeziyetsiz bir veri alışverişi platformu oluşturmaya odaklanıyor. Akash ve Render gibi merkeziyetsiz ağlar da hesaplama gücüne erişimi demokratikleştiriyor. Bu platformlar dağıtık bir ağdaki hesaplama kaynaklarını kullanarak ekosisteme yeni katılanların önündeki engelleri düşürüyor.
Bu yaklaşımı mevcut “Web2” çözümleriyle karşılaştırınca tablo netleşiyor: Büyük dil modelleri (LLM'ler) hesaplama kaynaklarına ihtiyaç duyar ve bu kaynaklar çoğu zaman merkezi, bulut tabanlı GPU'larla sağlanır. Bulut hizmetleri genellikle Nvidia GPU Cloud, Amazon Web Services ya da Google Cloud gibi sektör devlerinden gelir. Yukarıda sözü edilen blokzincir çözümleri sayesinde LLM'ler dağıtık kaynakları kullanarak merkezi bulut hizmetlerine bağımlılığı azaltabilir.
Bu projeler buzdağının yalnızca görünen kısmı. Sektör hâlâ büyüyor ve her gün yenilikçi projeler fon alıyor.
Yapay zekâ ve blokzincir: Simbiyotik bir ilişki
Bu iki teknolojinin birleşmesinin gelecekte yaratabileceği köklü değişimi gerçekten anlamak için ikisinin kendine özgü özelliklerine bakalım. Yapay zekâ, blokzincir ağlarının verimliliğini önemli ölçüde artırabilir. GenLayer'ın yapay zekâ destekli blokzincirinin gösterdiği gibi, yapay zekâ sıradan akıllı sözleşmelerin işlevlerini genişletmeye yardımcı olabilir; bunu da onları internete doğrudan bağlayarak yapar.
Ayrıca yapay zekâ algoritmaları, ücretleri en aza indirmek için işlemleri yürütmenin en uygun zamanını tahmin edebilir ya da konsensüs mekanizmalarını ağ yüküne göre dinamik olarak ayarlayabilir. Akıllı sözleşme denetimlerinde yapay zekâ kullanmak açıkları tespit etmeye ve kodu optimize etmeye yardımcı olabilir. Yapay zekâ dolandırıcılık faaliyetlerini tespit etmek için de kullanılabilir; bu da blokzincir ağlarını daha sağlam ve güvenilir hâle getirir.
Öte yandan blokzincir teknolojisi, yeni bir yapay zekâ dönemine ilerleyen Web3 projeleri için güvenli ve şeffaf bir çerçeve sunuyor. Blokzincirin değiştirilemez ve kurcalanamaz yapısından yararlanan yapay zekâ geliştiricileri verilerinin bütünlüğünü güvence altına alabilir. Blokzincir ayrıca yapay zekâ modellerinin merkezi bir otoriteye dayanmadan geniş veri kümelerine erişmesini ya da ağlar üzerinden merkeziyetsiz hesaplama gücünden yararlanmasını sağlar.

Token ekonomisinin şeması. Kaynak: https://www.linkedin.com/pulse/token-economy-andy-martin-2f
Blokzincir, bir token ekonomisi içinde güvenli ve verimli veri paylaşımını ve verilerden gelir elde etmeyi sağlayan mekanizmaları mümkün kılar. Merkezi ajanlarla karşılaştırıldığında blokzincirdeki yapay zekâ ajanları otonom çalışabilir ve insan müdahalesi olmadan birbirleriyle etkileşim kurabilir. Bir yapay zekâ ajanından hizmet satın alan bir DAO düşünün; bu ajan da işin bir kısmını başka bir yapay zekâ ajanına devrediyor ya da karar alma süreçlerine yardımcı oluyor. Yapay zekâyı blokzincir teknolojisine en temelden entegre etmek, daha zeki, otonom ve verimli merkeziyetsiz sistemler yaratma yolunda önemli bir değişimi temsil ediyor. Bazı durumlarda bu sistemler LLM'lerden yararlanarak blokzincirdeki “sıradan” akıllı sözleşmelerin imkânlarını bile genişletiyor.
Yakın geleceğe dair bir vizyon
Üç yıl sonrasını, pek de uzak olmayan bir geleceği hayal edelim. Yapay zekâ hakemlerinin sözleşme anlaşmazlıklarını bağımsız olarak çözdüğü merkeziyetsiz bir hukuk sistemi düşünün. Sözleşmenizdeki yükümlülüğü yerine getirmiş bir serbest çalışansınız ama şirket size ödeme yapmıyor mu? Davanızı hukuk veritabanlarıyla eğitilmiş bir yapay zekâya sunmanız yeterli; o da önceden kararlaştırılmış hukuki çerçevelere göre davayı sizin için karara bağlar. Bu otomasyon anlaşmazlıkların çözümünü hızlandırabilir ve geleneksel tahkimin maliyetlerini düşürebilir.
Ayrıca bir blokzincir platformu, bilginin kitle kaynaklı olarak toplanmasını teşvik ederek merkeziyetsiz bir dünya veritabanını mümkün kılabilir. Böyle bir platformda, blokzincire yazılmak üzere çeşitli konularda doğru verileri toplayıp özetleyen bireyler ya da yapay zekâ ajanları ödüllendirilir.
Zorluklar ve fırsatlar
Yapay zekâyı blokzincirle entegre etmenin kendine özgü teknik ve lojistik zorlukları var: birlikte çalışabilirlik sorunları, veri gizliliği ve güvenlik kaygıları, etik ve hukuki meseleler. Dünya genelinde blokzincir ve yapay zekâya yönelik, AB'nin MiCA düzenlemesi gibi yasal çerçeveler hayata geçirilirken bu yeni niş alanın kendine özgü hukuki zorlukları olabilir. Veri gizliliği ve fikrî mülkiyet hakları gibi konular düzenleyicilerin, sektör liderlerinin ve tüm yapay zekâ ve kripto topluluğunun iş birliğini gerektirecek. Örneğin Ocean Protocol, mülkiyeti ve gizliliği korurken verilerin ve yapay zekâ modellerinin güvenli ve kontrollü biçimde paylaşılmasını sağlayarak fikrî mülkiyet hakları sorununu ele alıyor.
Ayrıca bu teknolojilerin muazzam potansiyelini fark eden girişim sermayedarları ve kurumsal yatırımcılar sayesinde yapay zekâ ve kripto girişimlerine yapılan yatırımlar artıyor. Yapay zekâ ve kripto alanına daha fazla fon aktıkça yeniliklerin hızlanmasını ve yeni oyuncuların ortaya çıkmasını bekleyebiliriz. Örneğin önde gelen yatırım yönetimi şirketlerinden VanEck, yapay zekâ odaklı kripto projelerinin 2030'a kadar yıllık 10,2 milyar $ gelir elde edebileceğini öngörüyor. Bu da alandaki ciddi büyüme potansiyelini gözler önüne seriyor. Aşağıda görüldüğü gibi yapay zekâ tokenları da 2023'ün başından bu yana en kârlı yatırımlar arasında yer alıyor:

VanEck: Yapay zekâ tokenlarının 2023 getirisi. Kaynak: https://www.vaneck.com/pl/en/blog/digital-assets/vanecks-crypto-ai-revenue-predictions-by-2030/
Geleceğe dair öngörüler ve eğilimler
Ray Kurzweil gibi ünlü fütüristler ve düşünce liderleri, yapay zekâ ve kriptonun geleceğine dair cesur öngörülerde bulundu. Kurzweil, yapay zekânın insan zekâsını aşacağı ve bunun teknolojik bir tekilliğe yol açacağı bir gelecek hayal ediyor. Ayrıca blokzincir teknolojisinin yapay zekâ sistemlerinin güvenliğini ve şeffaflığını sağlamada kritik bir rol oynayacağına inanıyor.
Bu öngörüler gerçekleşmeye başladıkça yapay zekâ ile kriptonun buluşması çeşitli sektörleri etkileyebilir. Akash ve Render gibi projeler ilgi gördükçe gelecekte merkeziyetsiz hesaplama gücünün daha çok kullanılmasına doğru bir kayma bekleyebiliriz. Bu da hesaplama kaynaklarına erişimi demokratikleştirecek ve yapay zekâ geliştirmeyi daha kapsayıcı hâle getirecek.
Ayrıca yapay zekâ ajanlarının herhangi bir dApp'e ya da uygulamaya sorunsuz biçimde entegre edildiğine tanık olabiliriz; bu ajanlar verilerini, her kullanıcının veri katkısının karşılığını aldığı bir blokzincirden çekecek. Böylece bireylerin kişisel bilgileri üzerinde söz sahibi olduğu ve bu bilgileri paylaştıkları için ödüllendirildiği, daha adil ve kullanıcı odaklı bir veri ekonomisi ortaya çıkar.
Sırada ne var?
Yapay zekâ ve kripto teknolojilerinin birleşimi, pek çok sektörde köklü değişimler yaratmak için muazzam bir potansiyel taşıyor. Bu iki alan gelişmeye devam ettikçe teknolojiyle ve birbirimizle etkileşim biçimimizde devrim yaratan daha zeki sistemler görmeyi bekleyebiliriz.
Yapay zekâ ve kriptonun merkezi bir rol oynayacağı bir geleceğe hazırlanmak önemli, çünkü bu, araştırmacıların, geliştiricilerin, düzenleyicilerin ve kullanıcıların ortak çabasını gerektirecek.
Önümüzdeki fırsatları değerlendirip zorlukların üstesinden gelerek, yapay zekâ ile kripto arasındaki sinerjinin yeniliği ileriye taşıdığı, şeffaflığı desteklediği ve toplumun tamamı için değer yarattığı bir geleceği şekillendirebiliriz.
Web sitesi | Blog | Discord | X (eski adıyla Twitter) | Telegram | Simulator | Dokümantasyon | Whitepaper



